Loading...

Çocuklarda Kalça Sorunları Nelerdir?

Gelişimsel Kalça Displazisi (GKD)

Kalça eklemini oluşturan kemikler arasındaki doğuştan gelen uyumsuzluğa “gelişimsel kalça displazisi/doğumsal kalça çıkığı” denmektedir. Klinik önemi az olan basit bir uyumsuzluktan, kalça çıkığının olduğu en ileri safhaya kadar görülen tüm sorunlar bu tanıma girer.

GKD için bazı risk faktörleri vardır. Bebeğin doğum kanalına ters gelişi (makat geliş), çoğul gebelikler, amniyon sıvısının azlığı ya da fazlalığı ile ilgili sorunlar, ilk doğum, ilk kız çocuk, çocuğun anne rahmindeki pozisyonu, doğum sonrasında kundak yapma gibi durumlar belli başlı olanlardır. Tanı kolaylıkla doğum sonrasında fizik muayene 6. Hafta yapılan ultrason (kalça USG) ile konurken ilerleyen dönemlerde direkt grafi (kalça röntgeni) tanıda yardımcı olmaktadır. İlk 6 ayda tanı konulan olgular pavlik bandaj/tübingen cihazı gibi yöntemlerle kolaylıkla tedavi edilirken ilerleyen dönemlerde alçılama, yumuşak doku ve kemik ameliyatları gerekebilmektedir.

Serebral Palsili Çocuklarda Kalça Problemleri

Kalça eklemi sorunları serebral palsi (SP) hastalarında ciddi bakım güçlüklerine ve fonksiyonel bozukluklara yol açabilmektedir. Kalça çıkığı, ağrı, oturma dengesinde bozulma, alt bakımının güçleşmesi gibi birçok problemi beraberinde getirirken çıkığın sebep olduğu leğen kemiği eğriliği ve skolyoz büyük çapta fonksiyonel soruna yol açmaktadır. Tam kalça çıkığı SP’li hastalarda %10-%15, yarı çıkık %25-%60 oranında görülmektedir. Bu noktada kalça çıkığının önlenmesi ve yukarıda bahsedilen sağlık sorunlarının sıklığının en aza indirilebilmesi büyük önem taşımaktadır.

SP hastalarında kalça çıkığı büyük ölçüde önlenebilir bir patoloji olarak kabul edilmektedir.  Bu amaçla önleyici birçok program geliştirilmiştir. Güney İsveç’te 1994 yılında, SP’li çocukları spastik kalça çıkığı oluşmadan tespit ederek korumak için bir program (CPUP) oluşturulmuş ve 2005 yılında tüm ülkede ulusal sağlık politikası olarak kabul edilmiştir. Benzer şekilde Alfred I. Dupont Hospital protokolü olarak bilinen takip programı ve 2008 yılında uygulanmaya konan Avustralya kalça takip programı gibi birçok takip programı ve tedavi algoritması ile SP hastalarında kalça çıkığının önlemesi adına klinik yararı zaman içimde kanıtlanmış önemli adımlar atılmıştır.

Biz de klinik pratiğimizde hastanın yaşını, kalça açıklığı, Kaba Motor Fonksiyon Sınıflama Sistemini (KMFSS) ve radyografik olarak kalça çıkığının derecesini kullanarak oluşturduğumuz takip ve tedavi programını kullanıyoruz. 2 ile 8 yaş arası literatürde spastisite artışı ile kalça çıkığı için riskin en yüksek olduğu yaş aralığı olarak kabul edilirken kalça abduksiyon kısıtlılığı da kalça çıkığı için önde gelen risk faktörleri arasında sayılır. Bu bilgiler ışığında 2-8 yaş aralığında kalça abduksiyon açısı 45°’den az olan hastalardan pelvis ön-arka grafisi istenmelidir. Fonksiyonel durum ve ambulasyon, kalça çıkığı hususunda yol gösteren bir diğer faktörlerdir; KMFSS 3, 4 ve 5 olan hastaların kalça çıkığı geliştirme olasılıkları KMFSS 1 ve 2 olan hastalara nazaran oldukça yüksektir. Dolayısıyla KMFSS 1 ve 2 hastalarda yılda bir, KMFSS 3, 4 ve 5 olan hastalarda altı ayda bir pelvis ön-arka grafi çekilmesi uygun olacaktır. Reimer Mİ’nin %33’ten yüksek olmasını subluksasyon olarak tanımlar. Klinik uygulamamızda Mİ %33’ten yüksek olan hastalara yumuşak doku gevşetmesi, %60’tan yüksek olan hastalarda ise femur başı deforme değilse kalça ekleminin rekonstrüksiyonunu uyguluyoruz. Femur başında deformasyon saptanan hastalarda ise kurtarıcı girişimlere başvurulabilir.

SP hastalarında yumuşak doku prosedürleri veya rekonstrüktif yöntemler ile tedavi edilebilecek olguların, tanı geciktiğinde teknik olarak daha karmaşık, komplikasyon oranı daha yüksek cerrahi girişimlere gereksinim duyduğu bilinmektedir. Bu durumun hem hastanın morbiditesini hem de sağlık sistemi üzerindeki finansal yükü artırdığı mutlaktır. Sonuç olarak ulusal düzeyde etkin kılınacak bir kalça takip programı sayesinde SP hastalarının kalça çıkıklarının erken dönemde tanınarak tedavi edilmesi mümkün olacaktır.

Perthes hastalığı (Legg Calve Perthes – LCP)

 

Femur denilen uyluk kemiğinin baş bölgesindeki kan dolaşımının sekteye uğraması sonucu oluşur. Genellikle 4 – 8 yaş döneminde başlayan LCP 10.000’ de bir görülür. Tek taraflı kalça-diz ağrısı, topallama ve hareket kısıtlılığı ile ortaya çıkan LCP tanısı direkt grafi, MR ve sintigrafi ile konar. Tedavi seçenekleri arasında istirahat, fizyoterapi, kas ve kemik ameliyatları bulunmaktadır.